Gazetenin göbeğinde dehşet bir fotoğraf var.
Fotoğraf, Tatvan’dan...
Resmi bir tören yapılıyor, tören yerinde Kaymakam oturuyor, yanında DTP Milletvekilleri, DTP’li belediye başkanı ayaktalar...
Ayaktakiler, PKK eşkıyasının ölenleri için saygı duruşu yapıyorlar...
Bu bir devlet töreni!..
Devletin kaymakamı çaresiz, tek yapabildiği, oturduğu koltuğunda sessiz sedasız kalmak!.. Fotoğrafa bakıyorum, kaymakam koltukta eziliyor, adeta kendisini kaybettirmeye uğraşıyor. PKK’lı kazmalar tepesine dikilmiş, onu sarmış gibi, eşkıyanın saygı duruşundalar..!
Bunlar nerede oluyor tekrarlayalım...
Bu devletin topraklarındaki Tatvan’da..!Devletin temsilcisinin, kaymakamın gözleri önünde. Tatvan’da bunlar olurken Başkent
Ankara’da ne oluyor?!..
Ülkenin Başbakanı ile Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanlığı önünde, asık suratla ciddi ciddi görüşüyorlar..!
Ne görüşüyorlar?..
“Belge mi, kağıt mı?” derin derin konuştukları bu.
Bunlar Ankara’da “bunu” konuşurken, Tatvan’da eşkıya malı götürüyor!..
Bayrağı indirme çabası!..
Hem de tam götürüyor!..Çünkü “orada” yaşanan sadece bu değil!.. Yani, sadece eşkıya için resmi saygı duruşu yapılmıyor, Türk bayrağına saldırı da söz konusu.
Öğreniyoruz ki Tatvan’ın DTP’li belediyesi bir fuar düzenlemiş, tertiplenen tören de bu fuar dalgasına!. Fuar muar palavra maksat, eşkıyanın gövde gösterisine zemin hazırlamak... Fuar denilince, bir de geçiş düzeni tertiplenmiş, olaya katılan sade vatandaşlar da törendir diye bayrak getirmişler. Fuar düzenleme heyetinden bir kadın Türk bayrağına saldırıyor!.. Haber
aynen şöyle:
“Tatvan Doğu Anadolu Fuarı’nın açılış organizasyonunu üstlenen Diyarbakır’daki firmanın görevlisi olduğu belirtilen Hülya Dağ, kortej yürüyüşü sırasında Türk Bayrağı’na müdahalede bulunmak istedi. Türk Bayrağı’nın bulunduğu grubun yanına gelen Hülya Dağ, zabıta memuruna “Bu bayrağın burada ne işi var. Lütfen müdahale eder misiniz” uyarısında bulundu.
Zabıta memuru ise Hülya Dağ’a, “Ben ona müdahale edemem, sen bana hiçbir program veremezsin “ cevabını verdi.
Bunun üzerine Dağ, “Türk Bayrağı yok, sadece fuar bayrakları var” diye konuştu.
Bu sırada konuşmalara şahit olan bir vatandaş, “Bayrağın nesi sizi rahatsız ediyor “ diye araya girdi.
DTP’li olduğu tahmin edilen bir başka vatandaş ise, “Nesi ediyorsa ediyor” diye konuştu.
Bu diyaloğun ardından Dağ, bayrağı taşıyan gençlere yönelerek, ” Hayır olmayacak. Toplar mısınız “ dedi, zabıtaya da dönerek “Müdahale edin” diye konuştu.
Olaya şahit olan bazı DTP’liler, Kürtçe olarak Dağ’ı yatıştırmaya çalıştı. Bunun üzerine Hülya Dağ, oradan uzaklaştı ve gerilim tırmanmadan sona erdi.”
Tekrar edelim, tören devlet törenidir!..
Yanlarında kâr!..
Bu olay ve fotoğraf elbette Yeniçağ’da var. Bir kaç gazetede daha, şöylesine (!) var.
Matbuatın anlı şanlı köşe tutanlarında tek satır yok konuyla ilgili!.. (Bunda Türk matbuatının hangi ellerde olduğunun, Kuzey Irak petrollerinin etkisine de, iktidarın matbuata para aktaran kimliklerinin vasfına da göz atmayı gerektirecek durumlar vardır!..)
Basının bu işi geçiştirmesini yadırgamıyorum da...
Şu ülkeyi idare edenlerin bu konuda başlarını toprağa gömmeleri harika bir durumdur.
Bu meselenin bile kılını kıpırdatmasına yetmediği, milliyetçi partinin DTP’liyle Çin’de dans eden muhteremi, oralarda titreyerek neye dönmüş anlayın işte!..
Ve tabii asıl görmesi gerekenler...
Başbakan ile Genelkurmay Başkanı, her gün bir yeni tırmanışını gördüğümüz bu kaygan zemindeki ülke kayışına karşı biraz gayrete gelseler!..
Bence, gazetenin göbeğindeki bu fotoğrafı daha da büyültüp Çankaya Köşküne de asabiliriz. Oradaki değerli büyüğümüz, kabul ettiği PKK muhiplerine bunu gösterip “ne iş” diye sorup bilgi ve fikir sahibi olabilir, ilerisi için!